Merhaba günlük! Ya da her kim okuyorsa artık… Bugün günlerden neydi? Salı mı? Çarşamba mı? Aslında bizim dünyamızda günlerin pek bir önemi yok. Saatlerin de yok. Güneşin doğuşu, batışı, mesai saatleri… Bunlar hep “normal” insanların dertleri. Benim mesaim güneş battığında başlıyor, şehir uykuya daldığında ben uyanıyorum. İstanbul’un o kaos dolu trafiği, metrobüs kuyrukları, Esenler’in bitmek bilmeyen korna sesleri… Bunların hepsi benim için birer fon müziği.
Giriş yapalım: Ben, herkesin sokak tabelalarında veya internet sitelerinde gördüğü o “Esenler escort bayan” ilanlarının arkasındaki gerçek kişiyim. Şöyle bir oturalım, bir kahve içelim mi? Ama önce şunu netleştirelim: Ben bir robot ya da bir fantezi karakteri değilim. Ben, hayalleri olan, bazen kirasını ödemeye çalışan, bazen de “Yine mi aynı muhabbet?” diye iç geçiren genç bir kadınım.
Sabah (Yani Benim Akşamım) 18:00
Gözlerimi açıyorum. İlk iş telefon. “Esenler eskort” aramaları gelmiş mi? Gece için randevular ayarlanmış mı? Telefonum bir ajansın merkezi gibi çalışıyor. Mesajlar, aramalar, “Hanımefendi saat kaçta müsait olursunuz?” soruları… İnsanlar genelde çok nazik. Bazen de çok tuhaf. “Esenler’de tam olarak neredesiniz?” dediklerinde, İstanbul’un o meşhur karmaşasını anlatmaya çalışmak başlı başına bir komedi.
Hazırlanma faslı ise ayrı bir dert. Bir “İstanbul escort bayan” olarak imaj çok önemli. Saçlar, makyaj, o bitmek bilmeyen “bugün hangi parfümü sıksam da unutulmaz olsam?” sorusu… Aslında her şey bir tiyatro sahnesi gibi. Perde açılıyor ve ben rolüme bürünüyorum. Otoparkta arabayı park ederken aynaya bakıyorum: “Hadi bakalım, yine yeni bir macera.”

Esenler escort
Gece 21:00: Esenler’in Arka Sokakları
Esenler, İstanbul’un kalbi derler ya, bazen bu kalbin ritmi çok hızlı atıyor. Bir otele ya da rezidansa giderken taksi şoförüyle olan muhabbetlerimiz efsanedir. Genelde “Nereden geliyorsun abla?” diye sorarlar. “İşten” derim, konuyu kapatırım. Çünkü biliyorum; detay versem, ya nutuk çekecekler ya da gereksiz bir samimiyet kurmaya çalışacaklar. İnsanların “Esenler escort” kelimesini aratıp beni bulmaları, aslında onların da yalnızlığının bir göstergesi. Herkesin birine ihtiyacı var. Kimisi dertleşmek istiyor, kimisi sadece o anın tadını çıkarmak.
Bir keresinde müşteri “Neden bu işi yapıyorsun?” diye sormuştu. Dedim ki, “Belki de hayatın kendisi de bir escortluktur?” Şaşkın şaşkın yüzüme baktı. “Herkes birilerine bir şeyler satmıyor mu? Patronuna zamanını satıyorsun, bankaya geleceğini, markete enerjini… Ben sadece daha dürüst bir ticaret yapıyorum.” Adam sustu, bir şey diyemedi. O an içimden “Valla iyi laf soktum, bunu bir kenara yazayım” dedim.
Gece 01:00: İnsan Manzaraları
Bu işin en komik yanı ne biliyor musunuz? İnsanların bekletileri. Bazen öyle tiplerle karşılaşıyorsunuz ki, sanki bir psikolog koltuğunda gibiyim. Adamın bütün iş stresi, evdeki huzursuzluğu, patronunun ona attığı fırça… Hepsi bana dökülüyor. Ben de başımı sallayıp “Hadi ya, gerçekten mi?” diyorum. Bazen “Esenler eskort” ilanının altına “sadece sohbet” yazasım geliyor ama o zaman da işler karışır, biliyorum.
En ilginci de o gizemli hava. “İstanbul escort” dünyasında gizlilik esastır. Herkes maskeler takıyor. Ama o maskelerin ardında ne kadar savunmasız olduklarını bir ben biliyorum. Bir gün, çok karizmatik görünen bir beyefendinin, yanına getirdiği peluş oyuncakla oynamasına şahit oldum. İnsanların içindeki o çocuksu tarafı görmek, bazen hüzünlü, bazen de çok ironik geliyor bana.
Sabah 05:00: Eve Dönüş
Şehir yavaş yavaş griye dönüyor. Esenler’in o meşhur otogarı hareketlenmeye başlıyor. Herkes sabah işine yetişme derdinde, ben ise yatağıma yetişme derdindeyim. Yolda bir simitçiye uğramak en büyük lüksüm. Sıcak bir simit, biraz peynir… O an kendimi dünyanın en normal insanı gibi hissediyorum.
Eve girince ilk iş makyajı silmek. İşte o an, gerçek benle karşılaşıyorum. Yorgun ama huzurlu. Yarın yine aynı döngü. Yine o ilanlar, yine o telefonlar, yine o “İstanbul escort bayan” aramaları…
Neden mi Anlatıyorum?
Bu işi yaparken çok şey öğrendim. İnsanların yüzeysel dünyalarının altında ne kadar derin uçurumlar olduğunu gördüm. Esenler sokaklarında yürürken, herkesin bana baktığını hissediyorum ama aslında kimse beni “gerçekten” görmüyor. Sadece etiketleri görüyorlar. O etiketin altında ise, sadece hayatını idame ettirmeye çalışan, bazen gülen, bazen ağlayan, bazen de çok sıkılan bir kadın var.
Mizah, benim kalkanım. Eğer gülmezsem, bu hayatın ağırlığı altında ezilirim. Bir “Esenler escort” olarak, insanlara sadece bir beden değil, bir anlık da olsa bir kaçış sunuyorum. Belki bir nevi kaçış rehberiyim.
Bazen insanlar soruyor: “Hiç mi pişman değilsin?” diye. Pişmanlık, sadece yapamadıklarımız için duyulur. Ben bu hayatta her şeyi, kendi kararlarım (ve tabii ki hayatın zorlukları) doğrultusunda yaşıyorum. İstanbul’un o bitmek bilmeyen temposunda, kendi ritmimi buldum. Ve inanın bana, kimsenin kimseden farkı yok. Hepimiz bu şehrin bir yerlerinde bir şeyler arıyoruz. Kimimiz metrobüse yetişmeye çalışıyoruz, kimimiz ise hayatın kendisine.
Neyse, günlük… Uykum geldi. Yarın akşam yine yeni insanlar, yine yeni hikayeler, yine o meşhur “Esenler escort” arayışları bekleyecek beni. Hayat devam ediyor ve ben bu tiyatronun başrolünde kalmaya devam ediyorum. Yarın akşam görüşmek üzere!
Not: Eğer bu yazıyı okuyan bir gün beni ararsa, lütfen biraz dürüst olsun. İnanın, o sahte maskelerden çok yoruldum. Sadece bir kahve içip, hayatın saçmalığına gülmek isteyen herkesle tanışabilir